Kırmızı Şemsiye


BAĞIŞ YAPIN

Telefon: 0 312 419 29 91 
Konur 2 Sokak No:44/8,
Çankaya / Ankara / Türkiye

e-mail:
kirmizisemsiye@kirmizisemsiye.org
 
 

 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, aşağıda bilgileri verilen uluslararası sivil toplum kuruluşlarına üyedir. Kırmızı Şemsiye, savunuculuk çalışmalarının etkili şekilde yürütülebilmesi için çeşitli bölgesel ve küresel sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine önem vermektedir. Türkiye’de seks işçilerini çevreleyen sorunların, Türkiye’ye özgü olduğu gerçeğini görmezden gelmeden, bu sorunların bölgesel ve küresel yansımaları olduğu bilincinde olan Kırmızı Şemsiye, çeşitli ülkelerden seks işçileri ile dayanışma içerisinde olmaya devam edecektir.

Devamı

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’ne kurulduğu tarih olan 11 Nisan 2013 tarihinden bu yana çeşitli projeler kapsamında finansal destek sunan aşağıdaki kurumlara tüm üyelerimiz adına teşekkür ediyoruz.

Devamı

KIRMIZI ŞEMSİYE seks işçileri için çalışır. SORUNLARINIZI BİZİMLE PAYLAŞIN, HEP BİRLİKTE GÜÇLENELİM! EVİNİZDEN Mİ ÇIKARILDINIZ veya EVİNİZ Mİ MÜHÜRLENDİ? POLİS KEYFİ ŞEKİLDE EVİNİZİ Mİ BASTI? KEYFİ ŞEKİLDE POLİSİN PARA CEZASINA MI MARUZ KALDINIZ? POLİSTEN ŞİDDET Mİ GÖRDÜNÜZ veya KEYFİ MUAMELE İLE Mİ KARŞILAŞTINIZ? MÜŞTERİNİZDEN ŞİDDET Mİ GÖRDÜNÜZ?

Devamı

Seks işçilerinin insan hakları mücadelesinde yanımızda olmak ister misiniz? Sizi de üyemiz olarak görmekten memnuniyet duyarız. Eğer üyemiz olmak istiyorsanız, aşağıda yer alan Üye Başvuru Formu’nu indirin ve doldurun. Sonra da kirmizisemsiye@kirmizisemsiye.org e-posta adresimize gönderin.

Devamı
Diğer Haberler


07.06.2017  
Kategori: Genel
   
ZORUNLU AÇIKLAMA

ZORUNLU AÇIKLAMA

 

Değerli sivil toplum emekçileri ve destekçilerimiz…

 

6 Haziran 2017 tarihinde, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği kendi web sayfası ve sosyal medya hesapları üzerinden, derneğimizin kendilerine yönelik açmış olduğu “marka hükümsüzlüğü” davasını kamuoyuna duyurmuş ve birçok platformda yaygınlaştırmıştır.

 

Bütün inancımız ve samimiyetimizle söylemek isteriz ki, bahsi geçen derneğin bizi içerisine çekmek istediği tartışmaya hiçbir şekilde dahil olmak istemiyoruz. Konunun kamuoyu ile paylaşılma şekli, zamanı ve paylaşılan metnin içeriği nasıl bir kötü niyetle bu adımın atıldığını gözler önüne sermektedir.

 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, bahsi geçen dernek tarafından ortaya atılan iddialardaki eksiklikler ve bilinçli bir şekilde ve doğruymuşçasına ifade edilen yanlışlar hakkında sizi bilgilendirmek için bu açıklamayı yapmak zorunda bırakılmıştır. Zamanınızı aldığımız için şimdiden özür dileriz. Kötücül bir niyetle bahsi geçen dernek tarafından yapılan bu açıklamaya cevabımız sonrası neyin gerçek olduğuna herkesin kendi vicdan terazisinin karar vereceğinden eminiz.

 

  1. Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, yaptığı açıklamada derneğimizin hiç yoktan bir “marka hükümsüzlüğü” davası açtığını ima etmekte ve bunun üzerinden mağduriyet rolüne girerek kamuoyu yaratmak kaygısındadır. Ek olarak, açtığımız dava öncesinde işlettiğimiz ve diyalog temelli iletişim yöntemlerine dair hiçbir bilgi vermemektedir. Dolayısıyla, derneğimiz, eksik ve yanlış bilgiler ile örülmüş olan bu açıklama ile hedef alınmaktadır.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, 2013 yılında Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi’nin çalışmalarını görünür kılmak için bahsi geçen isme dair marka tescil belgesini aldığını iddia etmektedir. Bu iddia mesnetsizdir. Bahsi geçen dernek, “Kırmızı Şemsiye” adına dair marka tescil başvurusunu Kasım 2013’te gerçekleştirmiştir. Bu başvurunun yapılması sonrası, marka kullanım hakları ise Ekim 2014’te başlamıştır. Ne marka tescil başvurusu yaparken ne de kullanım hakları başladığında, bahsi geçen dernek tarafından bizimle hiçbir şekilde irtibata geçilmemiştir. Bu süreç gizli – saklı bir şekilde yürütülmüştür ve derneğimiz bu işlemlerden birkaç yıl sonra haberdar olmuştur. Bu yöntemin barındırdığı dayanışma ve birliktelik ilkelerini tehdit eden yaklaşımı sizlerin dikkatine sunuyoruz.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, “kırmızı şemsiye” marka tescil başvurusunu, derneğimizin kuruluş tarihi olan 11 Nisan 2013’ten ortalama 7 ay sonra yapmıştır. Yani, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği kurulduktan sonra bahsi geçen dernek telaşla bu başvuruyu yapma gereği hissetmiştir. Madem yıllardır kullanımda olan bir marka hakkından bahsediliyor, neden derneğimiz kurulduktan sonra marka başvurusu yapılmıştır; bunu sizlerin takdirine bırakıyoruz.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, yaptıkları açıklamada ifade ettikleri gibi “Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi” adı ile bir marka tescil başvurusunda bulunmamıştır. Yaptıkları başvuru sadece ve sadece “kırmızı şemsiye” adı için yapılan bir başvurudur. Bu noktada da kamuoyunun eksik bilgilendirildiğini ifade etmek istiyoruz.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, “kırmızı şemsiye” adı ile marka başvurusu yaparken bir de şekil başvurusu yapmıştır. Marka tesciline konu olan şekil başvurusu, derneğimizin 11 Nisan 2013 itibarı ile kullanmaya başladığı dernek logosunun imitasyonu (tıpatıp kopyası) şeklindedir. Derneğimizin logosunda yer alan yarım şemsiye figürü, bahsi geçen dernek tarafından “mirror effect” (yansıtma) yöntemi ile çoğaltılmış ve bu şekilde başvuru yapılmıştır. Dernek logomuzun tasarımcısının da isyan ettiği bu durum, etik ve hukuki açılardan ciddi sorunlar barındırmaktadır.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, bu açıklamayı 6 Haziran 2017’de yapmıştır. Halbuki, kendilerine yönelik açtığımız “marka hükümsüzlüğü” davamızın başvurusu bu tarihten tam 9 ay önce – Ekim 2016’da gerçekleşmiştir. Bahsi geçen derneğin, kendilerine açılan davadan tam 9 ay önce haberleri olmasına rağmen, konuyu şimdi açmaları, kanımızca 2 hafta sonra duruşması görülecek davanın seyrini etkilemeye yönelik bir çabadır.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin yaptığı açıklamada arabuluculuk sürecine yine okuyucuyu manipüle edecek şekilde eksik bilgilerle değinilmiştir. Derneğimiz, kuruluşu itibarı ile fiili çalışmaları sebebiyle oluşan marka ve şekil kullanım hakkının bahsi geçen dernek tarafından devamlı şekilde ihlal edildiğinden hareketle dava açma hakkına sahip olmasına ve bunu istediği zaman yapabilecek olmasına rağmen bu adımı atmamıştır.  Derneğimiz, dava açmadan önce iki aşamalı bir yöntemi devreye sokmuştur. Bir yıldan uzun bir süre boyunca defaatle Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’ne yasal marka vekili aracılığı ile hem e-posta yoluyla hem de telefon yoluyla ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak yasal marka vekilimizin ne e-postalarına ne de telefonlarına hiçbir geri dönüş alınamamıştır. Marka vekilimiz aylar boyunca bu iletişimi kurmaya çalışmasına rağmen, manasız bahanelerle bir türlü görüşme gerçekleştirilmemiştir. Bilinçli ve sürekli bir şekilde marka vekilimiz tarafından görüşme talebine dair geri dönüş alamayan derneğimiz, ikinci aşama olarak uzlaşmayı denemek ve bunu yasal bir arabulucu ile gerçekleştirmek istemiştir. Bu süreçte, derneğimiz avukatı tarafından arabulucu huzurunda marka hakkının ihlal edildiğine dair bahsi geçen derneğin yasal temsilcisine kanıtlar gösterilmesine rağmen, fiili kötü niyetli kullanımın ortadan kalkmayacağı belirtilmiş ve bu kullanıma dair hiçbir meşru ve mantıklı gerekçe sunulmamıştır.

 

Madde 7’de dile getirdiğimiz gelişmeler sonrasında, önce bahsi geçen derneğin temsilcileri ile konuyu görüşmeyi deneyen ancak yanıt alamayan, arabulucu huzurunda ise hiçbir makul ve meşru gerekçe gösterilememesine rağmen marka hakkımıza olan tecavüzden vazgeçmeyen derneğe dava açmak dışında bir çaremiz kalmamıştır. Bir yıldan uzun bir süre boyunca devam eden iletişim kurma ve uzlaşma çabalarımız bu sebeple işe yaramamış, dava süreci başlamıştır. Bahsi geçen derneğin, bütün bu gelişmelerden hiç bahsetmeyip, konuyu bağlamından kopararak açıklama yapması, kötü niyetli olduğunun göstergesidir.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, dava sürecinde de, iddia ettiği hususlara dair tek bir geçerli ve somut kanıt sunamamıştır. Bahsi geçen dernek, Nisan 2013’ten bu yana birçok çalışmaya imza atmış, yayın üretmiş, ürün geliştirmiş, etkinlik organize etmiş olan derneğimizin fiiliyattan dolayı oluşan içtihadi hakkına rağmen ve hiçbir kanıt sunamamalarına rağmen, yaptıkları açıklamada da görüldüğü gibi konuyu hala manipüle etmenin peşindedir. Sanki derneğimiz kendileri ile irtibata geçmemiş, uzlaşmaya çalışmamış veya zaman içerisinde oluşan haklarımıza tecavüz edecek şekilde bir kullanımda bulunmalarına rağmen hala diyaloğa girmeye çalışmamış gibi bir algı oluşturmaya çalışılmaktadır. Okuyucuların bu tehlikeli algı oluşturma çabasına dikkat etmelerini önemsiyoruz.

 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından ve şimdiki yönetim kurulu başkanı olan Kemal Ördek’in, 1 Ekim 2010 – 1 Nisan 2012 tarihleri arasında Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nde profesyonel çalışan olduğu doğrudur. Sadece çalışan değil, aynı zamanda ve aynı tarihler arasındaki bir dönem, bahsi geçen derneğin yönetim kurulu üyesi de olmuştur. Ancak Kemal Ördek, hiçbir şekilde belirtilen tarihler arasında bahsi geçen derneğin seks işçiliği konulu çalışmalarını “Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi” adlı bir inisiyatifin parçası olarak yürütmemiştir. Kemal Ördek’in profesyonel çalışan olarak bahsi geçen dernekte bulunduğu dönemde gerçekleştirilen seks işçiliği temalı çalışmaların hepsi Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin adı altında ve sadece bu kurumun logosu ile gerçekleştirilmiştir. Dileyenler, o tarihler aralığında gerçekleştirilen etkinliklerin bildiri, broşür veya program tanıtımı gibi materyallerinde yer alan logolara bakabilirler.  Kısacası, bahsi geçen derneğin yaptığı açıklama hiçbir somut gerçeklik barındırmamaktadır.

 

Derneğimiz, bahsi geçen derneğin bütün davetlerine ve etkinliklerine – imkanımız ölçüsünde – bu dava süreci başlamadan önceki zamanlarda mutlaka icabet etmiştir. Hiçbir zaman, bahsi geçen dernek ile ne herhangi bir tartışmaya girdik ne de karalayıcı ifadeler kullandık. Ancak, ortaya çıkan ve yukarıda detaylı bir şekilde anlattığımız konu üzerinden dava sürecine girildiği andan itibaren bahsi geçen derneğin etkinliklerine katılım göstermemeye başladık. Bu da hukuki açıdan ihtilaflı olduğumuz bir kurum ile hiç gereği yokken ortaya çıkabilecek tartışmaların önüne geçmek için aldığımız bir önlemdir. Bütün diyalog çabamıza rağmen bizi dava sürecine iten bu gelişmeler, ne yazık ki bahsi geçen dernek ile ortak çalışma zeminimizi ortadan kaldırmıştır.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği açıklamasında, “mevcut konuda da anlamak ve anlaşılmak için davacı derneğe gösterdiğimiz çaba ve özen”e atıfta bulunmaktadır. Tam bir çarpıtma ve yalan ifadesi olan bu açıklamayı kınıyoruz. Bahsi geçen dernek, yukarıda da detayları ile anlattığımız gibi, bizimle biraraya gelip diyalog kurmayı bırakın, yan yana bile görünmemek için birçok platformda çaba harcamıştır. Bu da yetmezmiş gibi, derneğimizin kurucularından bazıları ve dernek çalışmaları hakkında olumsuz ifadeler kullandıklarına dair birçok duyum almış bulunuyoruz. Kıssadan hisse, bahsi geçen dernek Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği ile hiçbir zaman dayanışmamıştır. Aksine, dernek çalışmalarımız süresince moralimizin bozulmasına, dayanışma kültürüne olan inancımızın zedelenmesine ve kötülüğün sadece “bizim dışımızdakiler”den gelmeyeceğine dair inancımızın kuvvetlenmesine sebep olmuştur.

 

Kırmızı Şemsiye, dünyanın neresine gidilirse gidilsin, seks işçileri hareketine dair her grubun, inisiyatifin, kayıtlı kuruluşun ve dahasının sahiplendiği değerli bir semboldür. Şovenizm ve fanatiklikten uzak şekilde bu sembol ile anlatılmaya çalışılan amacın bir tezahürü olarak kurduğumuz ve Türkiye’de tüzüğünde çalışma amaçları ve alanları bölümünde ilk defa tümüyle ve detaylı olarak seks işçilerinden bahseden tek sivil toplum kuruluşu olan Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları Türkiye’de seks işçilerinin insan hakları mücadelesine aktif katkı sunmuş eşit öznelerdir. “Kırmızı Şemsiye”nin hareket içerisinde mücadele eden herkesin eşit şekilde kullanabileceği bir sembol olduğu fikrini esas alırsak, sanki Pembe Hayat’ın “malı” olan bir şeyi çalıyormuşuz gibi bir imada bulunulması en hafif tabiri ile gülünçtür. “Sahiplik kültürü” üzerinden oluşturulmaya çalışılan ve derneğimizi hedef alan bu algının politik ve etik açılardan yarattığı tehlikenin herkes tarafından bilinmesi gerektiği kanaatindeyiz.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, birkaç yıl boyunca hiçbir seks işçiliği konulu etkinliğinde “Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi” adını organizatör veya partner kurum olarak kullanmamıştır. Derneğimizin kurulması sonrasında ve hatta bahsi geçen derneğe yönelik marka hakkı özelindeki iletişim çabamızın işe yaramaması sonrasındaki dava süreciyle birlikte ancak bu isim kullanılmaya başlanmıştır. Bahsi geçen derneğin neden bu ismi Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği kurulduktan sonra kullanmaya başladıklarına dair hiçbir netlik bulunmamaktadır.

 

Son olarak, manipülatif bir şekilde, durup dururken derneğimiz tarafından dava açıldığını iddia eden bahsi geçen dernek, “Kırmızı Şemsiye” isminin kullanım hakkının kendilerinde olduğunu iddia edip, derneğimize dava açmıştır. Bu konudan hiç bahsetmeyen bahsi geçen derneğin amacının, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’ne karşı olumsuz algı yaratıp bizi yıpratmak olduğu aşikardır.

 

Değerli sivil toplum emekçileri, değerli destekçilerimiz;

 

15 maddede sizlere olayın gerçek yüzünü aktarmaya gayret ettik. Elbette konunun yukarıda anlatmaya dilimizin elvermediği kısımları da var. Onları, sizin değerli zamanınızı çalmamak ve çokça yaralandığımız ülke gündeminden kopmamak adına sizinle paylaşmıyoruz.

 

Kırmızı Şemsiye, bütün bu tartışmalar ortaya çıkmasın diye hukuken attığı bu adımı usulünce yürütürken, bahsi geçen dernek gündemimize bu yapay gerginlik malzemesini atmıştır. Derneğimiz, bahsi geçen hukuki süreç içerisinde kendinden son derece emin ve ne yaptığını biliyor. Derneğimizin ve dolayısıyla dernek üyelerimizin ve destekçilerimizin hakkı yenmeye çalışılmaktadır ve buna sessiz kalmamız beklenemez.

 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin, yukarıda bahsi geçen konuya dair bu açıklama dışında herhangi bir açıklaması olmayacaktır. Zira, daha önce de değindiğimiz gibi, ülkenin ve temsil ettiğimiz topluluğun gündemi bu değildir. Çok işimiz var, çok derdimiz var ve bu yapay gündeme harcayacak zamanımız yok. Hukuki açıdan devam eden bu süreç tamamlandığında, gerekli açıklamalar kamuoyu ile paylaşılacaktır.

 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin gündemi, Türkiye’deki farklı gruplardan seks işçilerinin geneli itibarı ile cinsel sağlık ve insan hakları durumunun iyileştirilmesidir. Bu amaç dışında bir derdimizin olması beklenemez. Bahsi geçen derneğin yaptığı açıklamaya, içerisindeki kasti yanlış bilgi dizisini ve kötü niyeti gördüğümüz için, cevap vermek durumunda kaldık. Zamanınızı, enerjinizi, toplumsal hareketlere olan inancınızı, mücadele azminizi biraz olsun eksilttik veya bunlara zarar verdiysek lütfen bizi affedin. Zira öyle bir derdimiz asla olmaz, olamaz. Bizi anlayacağınızı umuyoruz.

 

Süreç içerisinde ve bahsi geçen dernek tarafından yapılan hedef gösterici ve yanlış algı oluşturucu bu açıklama dolayısıyla, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’ne yönelik bundan sonra ortaya çıkabilecek ve suç içeren her türlü açıklama, hedef gösterme ve benzeri fiile karşı suç duyurusunda bulunacağımızı şimdiden bildirmek isteriz.

 

KIRMIZI ŞEMSİYE CİNSEL SAĞLIK VE İNSAN HAKLARI DERNEĞİ